nilayen3

Nilay Gündüz Emek Fıstık Kabuğunu Sanata Dönüştürdü

Fıstık Kabuğunu Nilayen Sanatına dönüştüren Nilay Gündüz Emekle hayatını ve sanatını görüştük.

Sizi tanıyabilir miyiz?

Nilay Gündüz Emek ismim Gaziantep’de doğdum Gaziantep’te büyüdüm sayılmaz biraz gezerek geldim. Dönem, dönem hani her giyimcinin olduğu gibi dışarılara gidip görüp gelmek gibi takım maceralarım oldu. 9 Yaşında tiyatro oyunculuğuna başladım. 6 yıl kadar tiyatro eğitimleri aldım. Sanat hayatım öyle başlamış oldu zaten.

Sonrasında müzik zaten benim hayatımın olmazsa olmazı ve vazgeçilmez bir tarafı vardır.

Resimle ilgili hiçbir eğitimim yok. Herkes bunu çok merak ediyor. Müzik ve tiyatro alanlarında eğitim almış olmama rağmen meslek olarak o iki bölümü de seçmedim ama oyunculuk dönemim var sahnelerde fakat sonrasında bizim yöremizin geleneksel toplum kuralları diyelim gelenek göreneklerine biraz daha aykırı olduğu için bu işleri yapamadık maalesef. İyi ki de yapamamışım diyorum çünkü onları zamanında yapmış olsaydım belki de bugün bu işi yapmıyor olurdum.nilaygunduzemek

Fıstıkla uğraşmak fıstığı sanata dönüştürmek fıstığın içine bir sanat sığdırmak nereden aklınıza geldi?

Aslında çok uzun bir yolculuk 15 yıl önce başlayan bir hikâye diyelim buna. Ben atıklarla resim yapıyordum ama aklınıza gelebilecek her atığı kullanabiliyordum resimlerimde yani o her obje bana farklı bir hikâye konu kompozisyon oluşturduğu için bu bir dönem sonra ilk atölyeyi açtıktan sonra markaların ilgisini çekmeye başladı. Markalar dedi ki bizim ürünlerimizle bize canlı katalog tadında soyut resimler yapabilir misin? Neden olmasın bir hikâye başladı. ipliklerle ayakkabılarla aklınıza gelebilecek bütün objelerle. Bunlarla çalışırken 2007 yılında bir fıstıkçının gelip şu sözü her şeyin standını vermiş oldu dedi ki fıstık kabuklarıyla bana Atatürk portresi yapabilir misin? Yaparım dedim yani ben zaten yok demeyi sevmeyen biriyim hani yapmayı severim ve bunu için de elimden gelenide yaparım gerçekten çok güzel bir çalışma oldu bir yıl kadar sürdü. Ve o Atatürk portresinde sonra şu geldi aklıma dedim ki bu bir markayı değil kenti bölgeyi temsil ediyor. Kenti ve bölgeyi temsil etmesi ve fıstıkların ki bir yıl boyunca o kadar üzerinde çalışmalar yaptım ki fıstık boya kabul etmiyor . Fıstığın boya kabul etmediğini zaman içerisinde fark ettim bir süre sonra pul pul üzerinden dökülüyor .

Bunun kalıcı olması için neler yapmak gerekiyor? Derken arge çalışmaları yaptım. Hani şunu deneyim bunu deneyim falan deneme yanılma yoluyla. Çalışmaları yaparken a a baktım ortaya çok güzel objeler hediyelik ürünler çıkmaya başladı. Hani deney olarak kullandığım malzemeler bir süre sonra kimlik kazanmaya başladı. Kimlikli çalışmalar olarak çıkmaya başladı. Ve bunu çalışırken hani ilk tablolara sığmıyorum taşıyorum artık objelere taşıyacağım. Objelere taşıma sırasında en çılgın fikir ne olabilir tabi ki dedim bundan bir vosvos aracın yarım kabuk görüntüsü kesinlikle bir patlama oldu artık o uç nokta uç bir hayal oldu onu canlandırdık bir altı ay sürdü . 6 ay süre içerisinde bunu yaptık ve muhteşem bir görüntü oldu halada biliyorsunuz çok sevilerek insanlar biniyorlar geziyor bu araç aynı zaman da .

Onun için günü birlik ziyaretçiler gelip gidiyor o araçla gezmek için. Böyle keyifli çalışmalar ortaya çıkınca evet dedim çok doğru yoldayız doğru bir iş yapıyoruz. Yani sanattan markaya böyle kısa bir özet oldu ama sanattan markaya bir yolculuk yapmış olduk.

Birde güzel tarafı dayanıklı bir malzeme estetik görüntüsünün yanı sıra dayanıklılığı var birçok alanda hani enlere taşıyabileceğimiz birçok alanda kullanılabilir durumda olması bu bizim için ciddi bir avantaj sağlıyor. Hani sadece bölgeyi temsil etmiyor bu çalışma temsil ederken aynı zamanda dayanıklılık estetik görüntü bunlar tasarım ve dekorasyon için önemli unsurlar. Bunlara cevap verdiği için bizde rahatlıkla bu ürünle çalışabiliriz.

Peki neler yaptık fıstık kabuğunda neler yaptınız bugüne kadar?

O kadar çok şey yaptık ki aslında tek tek saymak ve sıralamak biraz mümkün olmuyor belki ama şöyle özetleyebiliriz . Sayısız tablolar yaptım bununla alakalı çünkü kentin hikayelerini kendi ürünüyle anlatmak kadar keyifli bir iş yok sanırım. Eski Antep sokaklarını, eski savaş zamanında ki resimlerini bunlarla çalıştım öncelikle sonrasında arabayı yaptık bir gelinlik yaptık İzmir fuarında sergilendi ve çok ciddi bir ilgi topladı ve aynı şekilde güzel mankenlerimiz var bu şekilde yaptığımız ve gitar . Bunlar hani büyük eserler sanat eserleri ve en önemli yaptığım çalışmalardan biri sekiz metrelik Gaziantep Kalesi panoramik görüntü yapıldı sekiz metrelik bir rölyef o tek rölyefindir. Bakalım ikinci üçüncüleri nasıl konular olacak ama oda çok keyifli ve çok zor çalışmaydı yine aylar süren onun sonrasında kişiye özel hediyeler tasarımlar çalışıyoruz artı burada güzel olan taraf hep hediye tarafıydı birine hediye alacak olsanız nasıl bir hediye alırdınız? Sorusuyla her geçen gün çıkan yeni tasarımlar.
nilayen

Peki son bir şeyiniz daha var sanırım inşaat sektöründe fıstık kabukları ile ilgili bir çalışmanız var biraz ondan bahsedebilir misiniz?

Evet inşaat ve dekorasyona da ciddi anlamda girme hazırlığı içerisindeyiz. 3 yıldır yaptığımız çalışmanın arge çalışmalarını arge testlerini geçmiş bulunuyoruz. Ve dayanıklı estetik yine ses ve ısı yalıtımlı özelliğe sahip olan bir dekorasyon çalışmamız var duvar kaplama yine kırka kırk elliye elli ebatlarda çok kolay montajı olabilecek şekilde tasarladığımız bir ürünümüz var. Hem yine iç ve dış mekanların her ikisinde de kullanılabilecek doğal ve estetik görünen bizim birde metal atölyemiz var orada yine sanatsal heykeller büyük metal heykeller çalışıyoruz. Bu heykeller kent estetiğine daha çok hizmet ediyor daha çok hani parklarda kavşaklarda refüjler da kullanmış olduğumuz farklı estetik görüntüler yine hikâyeler konu alınıyor tabi ki tasarımlar çalışılırken uzun soluklu çalışmalar yapılıyor. Bu çalışmalarda güzel olan şu oldu mesela organize sanayi bölgesinde kavşaklarımız isim kazandı. Hani biz oraya isimler verdik o isimlere uygun olan o tasarımları ortaya çıkardık ismi ile görüntüsü ile anılıyor artık.  Bu kent için güzel ve kaliteli kazanım diye düşünüyoruz. Yavaş yavaş bütün kenti böyle belli başlı kavşaklarda özellikle bu çalışmayı sürdürmeyi devam ediyoruz şu anda.

Gazintep’i simgeleyen böyle hayal ettiğiniz bir projeniz var mı?

Evet var tabi özellikle kent girişlerinde. Bizim kentimizin çok özellikle gastronomi ile alakalı kentimizin özel yanları var bu özel yanları özetlemek bazen kolay olmuyor ama bununla ilgili tasarımlarım var hatta şu an üzerinde durduğum çalışmalarımda var. Kent girişlerinde bu kente girdikleri zaman hangi açıdan doğudan batıdan nereden olursa olsun girdiklerinde evet Gaziantep’e geldin algısını oluşturacak bir tasarım hazırlıyorum şu anda. Sürpriz olarak kalsın. Bunu hayata geçirmek benim elimde olmuyor biliyorsunuz hani bunla alakalı yerel yönetimlerin buna destek vermesi gerekiyor. Böyle bir projeye destek verirlerse hep birlikte böyle bir projeye destek verebiliriz.

Kendinizi ne olarak tanımlıyorsunuz? Bazen diyorum ki sanatın içinden geldim. Evet hayatımın sonuna kadar sanatçı olarak kalmak istiyordum ama sanatçı algısı deyince insanların kafasında farklı şeyler uyanıyor. Sanatçı üretendir. Ben kendimi sanatçı olarak ifade edebiliyorum. Çünkü tasarlayabiliyorum, hayalini kurabiliyorum, üretebiliyorum. Ürettirebiliyorum. Hani ürettirmek hangi anlamda birilerine bir şeyleri öğretip onun da üretmesini sağlamaktır. Bu özelliklerin hepsine sahipken kendime sanatçı diyebiliyorum artık.

Fıstık kabuğundan yaptığınız bu sanat ne kadar kişiye ulaştı?, Ne kadar gelecek görüyorsunuz buna ilgi nedir?

İlgi çok güzel yani bu anlamda güzel bir ilgi topladık. Tabloları herkes alamıyordu. Özellikle herkese ulaşabilmek amacıyla zaten küçük objelere hediyelik ürünlere ulaştık böyle tasarımlar ortaya çıkardık. Çünkü tablolar sanat eserleri genel anlamda biraz daha herkesin alabileceği hani buna şartlar müsait olmayabilir bütçe müsait olmayabilir o nedenle herkesin 7’den 70’e şu anda çocuklar için bile düşündüğümüz tasarladığımız oyuncaklardan tutunda büyüklerin yetişkinlerin herkesin alabileceği ürünleri ürettiğimiz için tasarımları o noktada tasarladığımız için herkes ulaşabiliyor artık yani yüzlerce kişiye ulaştık diyebiliriz bu anlamda. Bu bi fabrikasyon değil el sanatı el emeği. Bunla ilgili geniş bir ekibimiz çalışıyor artık bu ekiple birlikte her geçen gün sayısını da artırarak gideceğimiz,ekip arkadaşlarımızın da sayısını artırarak gideceğimiz taktirde ne kadar çok kişi olursak o kadar çok kişiye ulaşırız diye düşünüyoruz.
nilayen3
O zaman Gaziantep’in geleneksel bir sanatı diyebilirmiyiz buna bir bakırcılık gibi?

Fıstık el sanatına ne diyorsunuz? Fıstık değil Nilayen sanatı diyoruz buna. Neden Nilayen? Aslında kendi ismimden dolayı değil anlamından dolayı. Nilay birleştirme noktası birleştiren anlamına geldiği için ende sınırı olmayan sınırsız anlam taşıdığı için Nilayen sanatı olarak biz adlandırdık bu şekilde de tescil aldı. Evet 21. Yüzyılda yeni bir geleneksel el sanatları ortaya çıkarmış olduk Buda bakır yemeni sedef gibi inşallah ömür boyu sürecek. Fıstıkla alakalı söyleyeceğim son cümlem var. Fıstık Gaziantep’in değerli madeni en güzel mahsulü bize bahşedilmiş sürpriz bir mucize bir ödül diye düşünüyorum. Bir çok besin değeri mutfaklarımızda yer almış ve etinden, sütünden, kabuğundan hatta yaprağından bile yararlandığımız bir mahsul. Bu mahsulü artık fıstık kabuklarında sanata dönüştürmek ayrı bir keyif buna ilgi gösteren insanları da aslında gerçekten bizi desteklediği içinde gerçekten teşekkür etmekte istiyorum aynı zamanda çünkü onların bu heyecanı sevgisi ilgisi olmasa bu noktalara elemezdi diye düşünüyorum.

   

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir