Kilime Aşkın Resmini Dokuyor

20140204_130102Gaziantep’te 75 yaşındaki Süleyman Ercan, resim sanatını dokuma ile birleştirdi.

Karakalem yaptığı resimleri ve ya gördüğü resimleri aklına yazarak ipliklerle resme dönüştüren Kilimci Ressam Süleyman Ercan, mesleğin son temsilcilerinden. Kendisini ‘Kilimci Ressam’ olarak niteleyen Ercan, 500 senelik geçmişi olan dokumacılık kültürünün yaşatılmasını ve tanıtılmasını istiyor.

7 yaşında dokumacılık mesleğine başlayan Ercan, dokumacılık mesleğinin tarihçesi hakkında bilgiler vererek, “Halıcılık sektörü yüzde 91’lik bir derece ile Türkiye’ye hitap ediyor. Halıcılık sektörünün alt yapısı kilimcilik mesleğiydi. Yani Gaziantep’in kilim kültürü bu civar illerden farklıydı. Malatya, Adana ve Antakya’da yapılan kilimler Güneydoğu Anadolu’da toplanıp çukur tezgahta dokunurdu. Biz ise kilim tezgahı ile bu kilimleri katlardık. Ürettiğimiz kilimleri tüccarlara satardık. Bir balya, 20 adet kilimden oluşuyordu. Bizde balya balya kilimleri tüccarlara satardık. Biz kilime farklı bir görünüm kazandırarak kilim üzerine resim işledik. Eğitimini Amerika’da tamamlamış Bosna Hersekli bir arkadaşım bana ‘ Mızraklı Kızıldereli ve Kartal’ resimleri getirerek kilim üzerine işlememi istedi. Ben de bunlara 120 adet kilim yaptım.” dedi.

“KENDİ KÜLTÜRÜMÜZÜ BAŞKALARINDAN ÖĞRENİYORUZ”

Gaziantep’in kilim kültüründen Gazianteplilerin haberinin olmamasından yakınan ve kendi kültürümüzü başkalarından öğrendiğinizi dile getiren Kilimci Ressam Süleyman Ercan, “Gaziantep’in kilim kültüründen bizim ve maalesef vatandaşlarımızın haberi yok. Kendi kültürümüzü başkalarından öğreniyoruz. Avrupa’dan, Amerika’dan gelen arkeologlar ve antropologlar bizim kültür mirasımız olan Zeugma Müzesi’ni, Kapadokya’yı gezerek oradaki kültürü öğrenmeye çalışırlar. Bizde kendi kültürümüzü yabancı kişilerden öğreniriz” ifadelerini kullandı. ‘Gaziantep’in kültür değerlerini ihya etmek için yeni bir yüz oluşturduk’ diyen Ercan, “Yabancı vatandaşlar gelip bunları görerek bizim kültürümüzden haberdar oluyorlar. Dokumacılık mesleğinin 500 yıllık bir mazisi vardır. Dokumacılık mesleği her yöreye göre farklılık arz eder. Motifleri ve modellerinde farklılık olur. Bursa’nın kendine özgü ve Gaziantep’in kendine özgü bir dokuma kültürü vardır. Biz burada dokumacılık mesleğine farklı bir yüz kazandırdık. Bunu yapmamızdaki temel amaç kendi kültürümüzü tanıtmaktı” şeklinde konuştu.

“KÜLTÜRÜMÜZÜ TANITMAYI KENDİMİZE VAZİFE EDİNDİK”

Dokumacılık mesleğine 7 yaşında başladığını ve kültürümüzü tanıtmayı kendisine vazife edindiğini aktaran Ercan, “Kültürümüzü tanıtmayı kendimize vazife edindik. Dokumacılık mesleğine 7 yaşında başladım. Daha sonra bununla ilgili birikimlerimi düşüncelerimi paylaşmak için bir şiir yazdım. Şiirimi yazarken Gaziantep şivesini kullandım. Ben kitap da yazdım. 7 yaşında tezgah başına geçtik. Bu mesleği biz dedelerimizden öğrendik. Dokumaya da yeni bir yüz kazandırarak bu kültürümüzün Gaziantep’e gelen yabancı vatandaşlar tarafından rağbet görmesini sağladık. Gaziantep’te resim sanatını biz başlattık. Güzel Sanatlar Fakültesi’nden gelen öğrencilere bu resim sanatı hakkında bir şeyler öğretmeyi çabaladım. Bize bu mesleği devam ettirmemiz için birçok söz veren oldu. Ancak bir türlü nasip olmadı” dedi.

“RESİM İLE DOKUMACILIĞI BİRLEŞTİREREK DOKUMACILIĞA FARKLI BİR BOYUT KAZANDIRDIM”

Resimle dokumacılığı birleştirerek dokumacılığa farklı bir boyut kazandırdığını kaydeden Kilimci Ressam Süleyman Ercan, “Kendi mesleğime dönüp tasarladığım fikirlerim mesleğimize yansıttık. Ondan sonra ‘Ressam Kilimci Süleyman Usta’ olduk. Talebeleri yetiştirecek imkanım ve gücüm kalmadı. Ancak bazı şehirlerde kadınlara dokumacılık mesleği ile ilgili bilgiler verdim. Resim ile dokumacılığı birleştirerek dokumacılığa farklı bir boyut kazandırdım” diye konuştu.





“AVRUPA’DAN VE AMERİKA’DAN BURAYA GELEN YABANCI TURİSTLER YAPTIĞIMIZ ÜRÜNLERE İLGİ DUYUYORLAR”

suleymanercan1Gaziantep’in kendine has kilim ve dokuma modelleri olduğunu söyleyen ve yapılan bu ürünlere Avrupa’dan ve Amerika’dan gelen yabancı turistlerin yoğun ilgi gösterdiğini belirten Ercan, “Gaziantep’in kendine has kilim modelleri var. Aynalı kilim modeli ve daha birçok modeli var. Bunların ismini de şiirim de paylaştım. Avrupa’dan ve Amerika’dan buraya gelen yabancı turistler yaptığımız ürünlere ilgi duyuyorlar. Benim burada temel amacım Gaziantep’in kilimcilik kültürünü unutturmayarak mesleği yaşatmak ve kendi yeni neslimize bir şeyler aktarmaktır” şeklinde konuştu.

Ercan 75 yaşına gelmiş olmanın verdiği hayat tecrübesini yazdığı kitaplarla ve Gaziantep şivesiyle yazdığı şiirlerle kalıcı hale getirmiş ve gelecek nesillerin geleneksel kültürümüze saygı göstermelerini ve duyarlı olmalarını istiyor

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir