GEZİANTEP

gaziantep gezi portalı

Gaziler Caddesi

Şehirlerin yüreği caddelerde atar. Öyle caddeler vardır ki şehrin tarihi, kültürü, sanatı o caddenin kaldırımlarına, sokaklarına işlemiştir. Caddeyi kuşatan binalara seslenseniz geçmiş zamanın yanı başınıza geldiğini hisseder gibi olursunuz.

Gazi şehir, Gaziantep’in, Gaziler caddesi de; şehrin geçmişi ile bu gününü en iyi yansıtan caddedir. Cadde zaman içerisinde değişimin getirdiği yenilikle kendisini yenilemiş ama “doğal”lığından bir şey kaybetmemiştir. Cadde şehrin en eski alış veriş merkezi olmasının yanı sıra içerisinde bir çok tarihi eseri de barındırması sebebi ile cazibe merkezi olmaktadır.

Bugünkü adliye binasının arkasındaki Balıklı Parkından çıkıp Gaziler caddesinde geçmişten günümüze yolculuğa çıkmaya ne dersiniz. Yolculuğumuza, biraz tarih, biraz sanat, biraz alış veriş, biraz anı ekleyeceğimizi şimdiden belirtmek isterim.

Gaziler caddesi adını Şehrin “Gazi” unvanından almıştır. Gazi Mustafa Kemal, Gazi şehri ziyarete geldiğinde istiklal gazileri onu bu caddede karşılamışlar. Bu sebeple bu caddeye Gaziler ismi verilmiş. Önceleri buradaki esnaftan dolayı çıkrıkçılar caddesi olarak anılırmış.

Balıklı parkının hemen yanı başında bir karakol onun yanında da bugün ki ihtiyarların hayallerinden silinmeyen suçluların asıldığı bir idam sehpası varmış. 1950 yıllara kadar bu sehpa çok sayıda insanın boynuna ilmek geçirmiş. Mahkumlar bu sehpada asılır ibret olsun diye bekletilirmiş.

Cadde eskiden trafiğe açıkken önce tek yönlü trafiğe kapatılmış. Sonraları tamamen araç trafiğine kapatılmış. Şehrin geçmişinden günümüze kadar Gaziler caddesi alışveriş merkezi olmuş.

Caddede yürüyüşe başladığınızda yolun ortasına yapılan banklarda cadde yorgunlarının oturduğuna şahit oluyoruz.. Hemen solunuzda Balıklı mescidine, yanında bir zamanlar kütüphane olan şimdilerde Şahinbey belediyesinin halkla ilişkiler merkezi yapılan binaya rastlamak mümkün.

Caddede adımlar ilerledikçe sağlı sollu birbirinin omzuna yaslanmış dükkanları görmeniz mümkün. Caddenin eski esnafı birbirine destek veren birbirinin dertlerine saygı duyan esnaflardan oluşurmuş. Bu özellik zamanla azılmış. Esnaf kolları bahar geldiğinde kendi meslektaşları ile dostluklarını daha çok pekiştirmek için “esnaf sahreleri” düzenlermiş. Esnaf sahresi olduğu gün, hangi esnaf sahreye giderse o gün o dükkanlar kapanır  Kavaklık mesire yerinde koyunlar kesilir pilavlar kaynatılır, davullar çalar dostluklar gelişirmiş. Bu caddede hala esnaf sahresi var ama eski özelliğini kaybetmiş. Esnaf sahresi olduğu gün çoğu esnaf sahre yerine deniz yada bağ evine kaçıyor.

Eski zamanlarda cadde de bir nal sesi duyulsa atın kime ait olduğu bilinirmiş. Ve değişimle beraber duyarlılıklar azalmış. Ama hal sıcak dostlukların kurulduğu yılların unutturamadığı dostluklar devam ediyor.

Bugün cadde en çok kuyumcu esnafı bulunmakta, konfeksiyon, hazır giyim, baharatçı, döviz büroları, çeyizciler caddenin en büyük esnafları. Cadde boyunca uzanan mağazalarda aradığınız bulmak mümkün. Bulunamayacak bir şey yok gibi.

Zamanında Gaziantep’e gelen iki terzi kardeş bakarlar ki şehirde şapkacılık iyi para getiriyor. Onlarda şapka dikmeye karar veriler. Diğer terzilere gidip şapka kalıbı isterler. Terziler kendilerine rakip olacağı için onlara kalıp vermezler. İki kardeş kendi kalıplarını kendileri yapar. Kumaşı kesip kalıplara göre üç şapka dikerler. Şapkalar ortaya çıkınca gülmeye  başlarlar. Çünkü şapkalar kimsenin kafasına olmayacak kadar büyüktür. Bu şapkaları kimse almaz deyip işyerlerinin duvarına hatıra olarak asarlar.

Yıllar geçer işler ilerler. Bir gün kan ter içinde kalmış bir adam gelir. Adam bütün terzileri dolaşmış kafasına şapka bulamamış birisidir. Duvardaki şapkayı göstererek o şapkalara bakabilirmiyim der. Şapkaları duvardan indirip müşteriye verirler. Müşteri şapkayı kafasına takar takmaz işte şapka bu der.fiyatını sorar.  Satılacağından umudu olmayan esnaf kardeşler bu şapkalar diğerlerinin iki katı bunlara fazla kumaş gitti der. Adam tamam alıyorum der. Üç şapkayı da alır.

Kardeşlerden biri diğerine döner derki. “Satılmayacak mal yoktur yeter ki doğru müşteriyi bulasın.”

Bizde diyoruz ki Gaziler caddesin bulunmayacak mal yoktur yeter ki arayın.

Çok mu uzaklara gittik dersiniz hayır daha yeni başlıyoruz aslında. Eski taştan yapılmış Gaziantep evlerinin üst katları restura edilerek nostaljik cafelere dönüştürülmüş. Hemen biraz aşağısında 16 yy kalma  tarihi Keyvanbey hamamı da canlı müziğin hamam duvarlarında yankılandığı cafeye dönüşmüş. 

Caddede ki alış veriş keyfinizi tarihi mekanlardaki cafeler de taçlandırmanız mümkün.  Biraz ilerinizde sizi tarihi Alaybey camii beklemekte. Camiinin yapılış tarihi ve yapan kişisi de  bilinmemekle beraber camii avlusunda bulunan mezar kitabesi 1003 yılını gösteriyor.

Alaybey camiinden sonra karşınıza çakan saat size zamanla beraber çarşıyı yarıladığınız söylüyor. Biraz ilerleyince duvarında çeşme bulunan Hüseyin paşa Hamamı ve sarı Mektep olarak adlandırılan tarihi mekan geliyorsunuz. Bu iki binanın arasından geçerek Hüseyin paşa  Camiine geçebiliyorsunuz. Hüseyin Paşa hamamının caddeye bakan bölümleri mağaza haline getirilmiş. Ancak iç kesimi bakımsız depo olarak kullanılıyor. Bu hamamında  bir an önce kültürümüze kazandırılması gerekiyor.

Gaziler caddesinin sonuna doğru yaklaştığınızda güzel bir kokunun geldiğiniz hissediyorsunuz. Elmacı pazarı olarak adlandırılan baharatçı çarşısına geldiniz demektir.

Gün akşamı da beraberinde getirdiğinde Gaziler caddesinin sonuna gelmiş olacaksınız. Şimdi geriye dönüp baktığınızda vitrinlerde akşam ışıklarının parlayan altınları daha da parlattığını göreceksiniz. Hele birde caddenin üzerinde kemer şeklinde asılmış ışıkların yanması ile, akşamları gaziler caddesinin sihirli bir değnekle  büyülü bir periye dönüştüğünü göreceksiniz.

Caddenin büyüsüne kapılıp alacaklarınızı unuttu iseniz acele etmenizi öneririz. Akşam ışıklarının yanması ile beraber kepenklerde yavaş yavaş iner Gaziler Caddesinde. Bir günlük tarih, sanat ve alışveriş faslı  kapanmış olur, yarın perdelerini yeniden açmak üzere.

HASAN MAHİR

There are no comments

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>